@toplu_naim_dilmener.txt

Siyasetin Müziği/Müziğin Siyaseti

Halk türkülerinden, SARAY aşklarına oradan popa arabeske uzanan bir siyasal iklim ve müzik gezintisi.

Naim Dilmener


Müzik, hiçbir zaman yalnızca 'müzik' olmamıştır; tıpkı sinema, edebiyat, tiyatro, resim ve her türden (popüler ya da değil) 'kültür' unsurunda olduğu gibi. Kültür bizi bize söyler; söylediklerine bakar, kendimizi anlar ve tanırız. Bazen de biz ona 'kim' olduğumuzu söyleriz; o bize uyar.

Diğer alanları bilenlerine bırakıp müzikten devam edelim.

Nasıl bir yönetim biçimine sahip olduğumuz, bu yönetim biçiminin bize nasıl bir hayat tasarladığı ya da kurduğu, nasıl bir müzik isteyeceğimiz ya da bize nasıl bir müzik dayatılacağının da baş sebebidir.

Bu ilk yazı, kısa aralıklarla devam edecek bir dizi yazı için 'giriş' niteliğinde olacak. Genel başlıklarla nedir/neden böyledir'i sıralayacak; ardından da "60'lar", "70'ler", "80'ler", "90'lar", "2000'ler ve sonrası" ile ayrıntıya girilecek.

Olabildiğince en baştan başlamak gerekir, mesela Halk müziğimizden.

Çok zengin bir halk müziği geçmişimiz var. Türküler, geçmişte ne yaşandığı konusunda bizleri aydınlatabilecek en iyi belgelerdir. Türkülerimiz genellikle 'acı' ve 'hüzün' doludur. Elbette öyle olmayanı da vardır ama bunlar azınlıktadır.

'Padişah', 'bey', 'ağa', tarla ya da mülk sahibinin, her zaman halkı kırıp dökmeye and içtiği zamanların türküleri başka nasıl olabilirdi? Tam da olmaları gerektiği gibi olmuşlar, birer ACI belgesi. Halk tarafından, anonim bir şekilde, yani zaman içinde herkesin üzerine birer kelime ya da dize ekleyerek biriktirdiği türküler de böyledir, aşıklarımızın bir başlarına yazdıkları da.

Ya 'saray' kaynaklı Türk Sanat Müziği? Adı üstünde; her nereden çıktıysa, oranın ruh hali ile dokunmuştur. Bu sefer 'aşk' almıştır acının yerini. Büyük bir kısmı karşılıksız olan aşklar, tutkular, hasret ve özlemler, kavuşamamalar ya da kavuşur kavuşmaz yeniden ayrı düşmeler… Halkın sıkıntılarına yer yoktur bu müzikte. Nasıl olabilsin zaten? Saray bu; çarpar insanı bir çırpıda serer yere bunlardan bahsedeni. Halkın müziği sarayın dışında akmayı sürdürmüştür elbette; genellikle de süründürülme gibi bir ödülü olmuştur.

Ya Sonrası?

Son 50-60 yılımıza gelelim.

1960 anayasası olmasaydı eğer, 50'lerle birlikte dışarda coşmuş pop (ya da rock'n roll) bize bu kadar çabuk ulaşır ve memleketin dört bir yanına bu kadar hızla ulaşır mıydı?

12 Mart darbesi olmasa; Selda Bağcan, Cem Karaca, Fikret Kızılok, Moğollar, Üç Hürel ve Barış Manço'nun başı çektiği muhalif Anadolu pop, kalplere yerleşir de kalır mıydı? Ya o yılların sonrası? 'Karaoğlan' Ecevit fırtınası esmese, 'Hayat Bayram Olsa' mı olabilirdi, 'Arkadaş' mı? Haydi oldu diyelim; bu çapta bir yaygınlık kazanırlar mıydı?

12 Eylül! Marmarisli Ressam karartmadığı hayat bırakmamışken, vur patlasın/çal oynasın mı olacaktı halimiz? Elbette arabeske sarılacaktık; hatta piyanist şantörlere ve taverna müziğine.

Ya Özal zamanları? "Artık kurtulduk" gibi bir yanılsama içinde yüzerken, elbette üzerimize hafif bir şeyler alıp Hakan Peker, Aşkın Nur Yengi ve Yonca Evcimik dinleyecektik.

Bu yanılsama Tansu Çiller zamanlarında da devam etti. Güneydoğu'da kıyamet kopmaktayken, her şey yolunda sanmaktaydık ne yazık ki. Şarkılarımız da öyle sanmaktaydı ki Tarkan, Serdar Ortaç, Mustafa Sandal ve benzeri onlarca başka isim, ellerinde rengarenk şekerleriyle karşımıza dikilmiş, ağzımıza bir parça 'keyif' çalmaktaydı. Ne olacaktı ki başka? Sosyal medya yok, benzeri bir şey yok; bize ne kadarı anlatılıyorsa, o kadarını görüyor ve biliyorduk.

AKP sonrasında da durum değişmedi, en azından ilk beş-on yılında. Aklımıza kötü bir şey getirmedik, pop oturup pop kalkmaya devam ettik.

Sonraki birkaç yılda ise işin rengi değişti. Boğazımıza kadar bilinmez(ler)e battığımızı farkettik. Popu bir kenara attık, başka şeylerin peşine düştük. İlk sığındığımız türkülerdi yine ama kalıp değiştirsinler, değişmiş ağız tadımıza uysunlar istedik. Onlar da biraz pop, biraz da rock oldu.

'Acı' daha fazla can yakar olunca da, kürkçü dükkanımız arabeske döndük. Ama ondan da pop ya da rock olmasını rica ettik. Çok değişmiştik ya, hani bir elimiz Batıdaydı ya, öyle 'sek' türkü ya da arabesk kesemiyordu sıkıntı ve acılarımızı.

Şimdiki zaman da BU. Aynen BU. Kulağınız müzikte olsun; değişmişse eğer, bizim de halimiz/hayatımız değişmiş demektir. Ya da BİZ talep edeceğiz müziğin değişmesini.

Not: Devam edecek...



  Baraj Yıkılmazsa Bakın Neler Olacak...

  'Tamam Tamam'

  Oy Verirken Hatırla

  100 Soruda Seçim

  Sensiz Olmaz

  Sosyalistler ve Seçim

 Özgür Gökmen İstihbarat Seçimlerde İktidara mı Çalışıyormuş?

 Naim Dilmener Siyasetin Müziği / Müziğin Siyaseti: 90’lar

 Naim Dilmener Siyasetin Müziği / Müziğin Siyaseti: 80'ler

 Naim Dilmener Siyasetin Müziği/Müziğin Siyaseti: 70’ler

  Yatırımlar Bölgedekilere Teğet Geçiyor

  Önce Sandık Başına, Sonra Sandık Peşine

 Naim Dilmener Siyasetin Müziği/Müziğin Siyaseti: 60’lar

  Artarak Yoksullaşmaya, Güvencesiz Çalışmaya Devam

  Erdoğan'ın Seçim Gafları Rakiplerine Yarıyor

  Bi Bakar mısın? - Dolar Neden Yükseliyor?

  Bi Bakar mısın? - Hadi Gel Köyümüze Geri Dönelim

  Bi Bakar mısın? - En Yakışıklı Kim?

  Türkiye’de İslamcılar ve Laikler, Erdoğan’ı İndirebilmek için Güçlerini Birleştirdiler

  New York Times Demirtaş'ın Mektubunu Yayımladı

  Financial Times: Erdoğan Kürt Oylarını Engellemekle Suçlanıyor

  Kamyon Şoförünün Oğlu Erdoğan Karşıtı Muhalefeti Ateşliyor

  Seçimlerine İlgi Büyük

  Türkiye'de Muhalefet, Nihayet Birleşti

  Erdoğan'ın Kandil Taktiği

  Çocuk İstismarı Meşrulaştırılamaz

  Çocuklar Diyanet Kreşlerine Emanet

  Göstermelik Demokrasi

  Bi Bakar mısın? - Halterciden Müze Müdürü

  Bi Bakar mısın? - İş Görüşmesi

  Bi Bakar mısın? - Kandırıldık

  Bi Bakar mısın? - SON

 Naim Dilmener Siyasetin Müziği/Müziğin Siyaseti

  Eğitimde 16 Yıllık Tahribat

  Bi Bakar mısın? Hırsızlığın Büyüğü Küçüğü

  Bi Bakar mısın? Sıkıldık...

  16 Yılda Kamunun 10.958 Kurumu Satıldı

  Türkiye Bölgesel Eşitsizlikte Ön sıralarda

  Olağanüstü Haksızlık: LGBTİ + Etkinlik Yasakları

  Rakamlarla Türkiye'de Hak İhlalleri

 Doç. Dr. Murat Sevinç İşlemesi İmkânsız Bir Anayasal Sistem

 Prof. Dr. Baskın Oran 2011'e Kadar ve Bu Tarihten Sonra Türk Dış Politikası

  Depremden Kaçacak Yer Kalmadı

 Naim Dilmener Hadi Bakalım, Kolay Gelsin

 Av. Ümit Altaş Ben Bir Avukatım

  Türkiye'deki 4 Muhalefet Partisinin Umudu, Erdoğan'ın Önünü Kesmek

 Ragıp Varol Ak Balon Patlarken: Türkiye'nin 15 yılık İnşaat Yatırımları Üzerine

  Avrupa, Kendi İlkelerini Göz Ardı Etti

 Necmiye Alpay Toplumsal Gerçekliğin Dili

 Necmiye Alpay operasyon, algı operasyonu